May 2013
1 post
April 2013
9 posts
1 tag
March 2013
17 posts
1 tag
insan fundalıkta sırf geniş bir manzaraya sahip olduğundan ölçüm için kullanacağı bir şeyi olmuyor; yürüyor da yürüyor, objeler değişmiyor çünkü gerçekte ob-je [Gjen-stand] yoktur (bir objenin ob-je [Gjen-stand] olabilmesi için öteki’ye ihtiyaç vardır. fakat bu [öteki] göz değildir; göz birleştirici etmendir).
—kierkegaard, kahkaha benden yana, çev. nedim çatlı, s. 36
February 2013
11 posts
bir nehrin kıyısında durmuşsun su akar sen bakarsın duruşun aynı duruş bakışında farklısın - 1968
“zamanımız bol, burada zamandan daha bol bir şey yok,” diyor —ayhan geçgin, son adım, 226
gecenin sonunda hiçbir şey algılayamaz hale geliyorsun. yalnızca kalabalıktan bir an ileriye doğru çıkan parçaları görüyorsun: yan yana duran, birbirine bitişik zayıf dizler, kucaktaki sert, iri, yanık derili eller, eskimiş, rengi kaçmış kıyafetlerin delikleri ya da yamaları, anlamını çözemediğin tuhaf bir bakış, ya da genç bir kızın uzun, zarif bedenini hafifçe, gizlice gerişi, inliyormuş gibi...
yemek hep bir ağızdan konuşmalar, gülüşmeler, seslenmelerle geçiyor. zeynel bir şişe rakı almış. çoğu içmiyor. sen de içmemeyi tercih ederdin, ama ayıp olmasın diye peki diyorsun. önündeki dolu kadehten bir yudum almak bile seni sarhoş etmeye yetiyor. yemek boyu önündeki kadehi ancak bitirebiliyorsun. içinde ara sıra yükselen bir heyecan var. aslında bu heyecan gün boyu vardı. ama yemekte bir ara...
January 2013
33 posts